Dünya Genelinde Finansal Suistimal Araştırmaları 2016/17

Aktif . Gösterim: 241

Belirli danışmanlık firmaları tarafından her yıl yapılan finansal suistimal araştırmalarının 2016/17 dönemi için tamamlanan sonuçlarında yine ilginç bulgular yer alıyor.

Araştırma raporlarının sonuçlarına geçmeden önce kısa bir hatırlatma yapmak gerekirse, suistimal (fraud) bir kişinin ya da kurumun varlık ve kaynakları kullanım amacı dışında, çıkar sağlamak ve/veya bu varlık ve kaynakları kullananları aldatmak için yapılan eylemler bütünü olarak tanımlanabilir ve genel olarak üç farklı şekilde ortaya çıktığı söylenebilir. Bunlar;

  1. Varlığın zimmete geçirilmesi
  2. Rüşvet ve yolsuzluk
  3. Finansal tablolarda yapılan usulsüzlük

Bu kapsamda, hilelerin tespitinde analitik inceleme ve suistimal örneklerini anlatmaya çalıştığım bir önceki yazıma buradan ulaşabilirsiniz;

İç Denetimde Veri Analizinin Kullanımı ve Analitik Yaklaşımlar

Tüm bu risklerin düşürülmesi kapsamında dünya genelinde, önde gelen danışmanlık ve araştırma şirketleri tarafından saha araştırmaları yapılarak algı ve eğilim izlenmektedir.

Dünya Genelinde Fraud Araştırmaları: 2016 – 2017 Değerlendirmeleri

Her yıl düzenli olarak yapılan çalışmalardan biri Ernst and Young tarafından hazırlanmaktadır. Şirketin son olarak hazırladığı ve Kasım 2016 - Ocak 2017 dönemlerini kapsayan ve Avrupa,  Orta Doğu, Hindistan ve Afrika’yı içeren anket çalışmasında 41 farklı ülkeden 4.100 profesyonel çalışan ile görüşülmüş ve fraud ile ilgili kendi şirketlerini konumlandırmaları istenmiştir. Çalışmanın ilk dikkat çeken kısmı burası zira örneklem büyüklüğü bir önceki rapora göre genişletilmiş. Bu da, sonuçların genelleştirilebilme gücünü artıran bir unsur hiç şüphesiz. Raporun sonuçlarına baktığımızda ise;

Katılımcıların 77%'si (özellikle gelişmekte olan bölgelerin katılımcıları), son dönemlerde yetkili kurumlar tarafından düzenlemeleri olumlu buluyor zira buralarda rüşvet ve yolsuzluk hala en büyük risk olarak görülüyor.

Afrika Bölgesi’ndeki katılımcıların 63%'ü, Hindistan’daki katılımcıların ise 52%’si, yasal düzenlemelerin etik davranışların yaygınlaşması üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu düşünüyor.

Yine katılımcıların 52%’si, şirketlerinde bir suistimal olduğunu bildiklerini ya da bu konuda yoğun endişeleri olduklarını belirtmiş ve ancak buna karşın 56%’lik kısım bildiği halde herhangi bir önleyici davranış göstermediklerini söylemiş. Sebebini ise 30%’u, şüphelendikleri/suistimal yaptığını düşündükleri arkadaşlarının prestijlerinin zarar görmemesi için, 51%’i ise kendi kariyerinin kötü etkileneceğinden korktuğu için, 46%’sı ise can güvenliğinden endişe ettiği için sessiz kaldığını belirtmiş.

"Kroll" Fraud Araştırması Sonucu: Fraud Riski Dünya Geneli’nde Yükseliyor!

Bu kapsamda her yıl düzenli olarak yapılan en kapsamlı ve güncel araştımalardan biri de, Kroll çalışması. Geçen yılın raporuna ilişkin değerlendirmelerime buradan  ulaşabilirsiniz.

Çalışmanın bu yılki versiyonu, farklı coğrafi bölgelerde faaliyet gösteren şirketlerden 545 üst düzey yöneticinin ankete katılımı ile hazırlanmış. Bu yönüyle çalışma, dünya genelinde Finansal Hizmetler, Teknoloji, Perakende, Medya ve Telekomunikasyon, Lojistik ve Dağıtım, Ulaşım, Üretim, İnşaat ve Mühendislik Faaliyetleri alanları başta olmak üzere bir çok alanı ve tüm kıtaları kapsıyor.

Çalışmanın katılımcı profili;

Katılımcı 545 yöneticinin 71%’si C-Suite yönetici seviyesinde durumunda, (geçen yıl bu oran 50% idi)

Katılımcıların 61%’I 500 milyon $’dan daha yüksek ciroya sahip şirketleri yönetiyor,

Yine katılımcıların 25%’i Avrupa, 20%’si Kuzey Amerika, 20%’si Asya-Pasifik Bölgesi, 16%’sı Latin Amerika ve 19%’u Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde çalışmaktadır.

Raporun, bölgeler itibarı ile sonuçlarına geçmeden önce, genel sonuçlarına bakıldığında, ortaya çıkan en önemli iki sonuçtan ilki, hangi coğrafi bölgede ya da hangi sektörde faaliyet gösterdiği farketmeksizin, tüm şirketler için en önemli fraud riskinin, çalışan kaynaklı suistimaller olduğunu göstermesi oldu. İkinci en önemli sonuç ise, en az bir kez fraud gerçekleşen işletmelerin oranının 2012 yılından bu yana yükselmeye devam etmesi ve bu yıl 82% olarak belirlenmesi oldu.

Son 12 ayda en az bir kez fraud’a maruz kalan şirketlerde, bu sorunun kimden kaynaklandığı sorulduğunda ise, 39% ile yeni ve tecrübesiz çalışanların ilk sırada olması dikkat çekici. Bu grubu 30% ile kıdemli çalışanlar ve orta düzey yönetici grubu izliyor. Eski çalışanların oranı 27% ile üçüncü sırada çıkarken, geçici/freelance çalışanların oranının son bir yıl içindeki fraud olaylarının 27%’sinin kaynağı olduğu ortaya çıkmış. Farklı türdeki çalışanları içeren bu 4 grubun toplam ağırlığı ise 79%. Yukarıdaki en önemli iki sonuçtan ilkine bu şekilde ulaşılmış ki, oran gerçekten korkutucu boyutlarda ve Sanayi 4.0 ile robotlaşmanın artması ve insanın rolünün azaltılmasının bu sonuca da olumlu etkisi olacağını düşünebiliriz :)

Suistimal türlerinin dağılımı

Şirketlerin fiziksel varlıklarının çalınması


Son 12 Ayda maruz kalan şirket oranı: %29

Geçen yıl bu oran 22% idi

Bilgi Hırsızlığı


Son 12 Ayda maruz kalan şirket oranı: %24

Geçen yıl bu oran 15%’ti.

Yönetim ile yaşanan çıkar çatışması


Son 12 Ayda maruz kalan şirket oranı: %21

Geçen yıl bu oran 12% olarak çıkmıştı.

Mevzuat ile uyumsuz işlemler


Son 12 Ayda maruz kalan şirket oranı: %21

Geçen yıl bu oran 12% olarak çıkmıştı.

Şirket içi rüşvet


Son 12 Ayda maruz kalan şirket oranı: %15

Geçen yıl bu oran 11%’di.

Çalışanlar tarafından gerçekleştirilen finansal fraud


Son 12 Ayda maruz kalan şirket oranı: %20

Geçen yıl bu oran 9%’du.

Şirket kaynaklarının usulsuz kullanımı


Son 12 Ayda maruz kalan şirket oranı: 18%

Geçen yıl bu oran 7% olarak tespit edilmişti

Kara Para Aklama


Son 12 Ayda maruz kalan şirket oranı: 15%

Geçen yıl bu oran 4% olarak tespit edilmişti.

IP Dolandırıcılığı


Son 12 Ayda maruz kalan şirket oranı: 16%

Geçen yıl bu oran 4% olarak tespit edilmişti.

Piyasa collusion


Son 12 Ayda maruz kalan şirket oranı: 17%

Geçen yıl bu oran 2% olarak tespit edilmişti.


Her bir suistimal türünün, son 12 ayda yaşanma durumu, geçen yıla göre artış göstermesi gerçekten çok ilginç. Bir yandan her ülkede yapılan yasal düzenlemeler, bir yandan adeta bunların hiçbir caydırıcılığı olmadığını gösteren bu sonuçlar...

Bölgeler bazında sonuçlara baktığımızda ise;

Tags: muhasebe denetim muhasebe skandalları iç denetim kurumsal yönetim audit

Muhasebe Skandalları benzer makaleler

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

MUDEFIN | ACCAFIN

Vizyonumuz, Muhasebe, Denetim ve Finans alanlarında öncelikli başvuru kaynağı olmaktır.


Misyonumuz, Muhasebe, Denetim ve Finans alanlarında nitelikli yayınlar ve uzaktan eğitimler ile kullanıcıların bilgi ve farkındalık seviyelerinin artmasına yardımcı olmaktır.


MUDEFIN | ACCAFIN Mobile