ACFE 2022 Fraud Raporu

Aktif . Gösterim: 230

ACFE (Suistimal İnceleme Uzmanları Derneği), 1988 yılında suistimal olaylarını ve beyaz yakalı suçları azaltmak ve bunların tespiti ve önlenmesinde üyelerine destek olmak amacıyla kurulan bir meslek örgütüdür.

ACFE’nin en önemli çalışmalarından biri, ilk olarak 1996 yılında hazırlanan ve daha sonra 2002 yılından itibaren iki yılda bir yayımlanan “İş Suistimali ve İstismar Üzerine Uluslara Rapor” çalışmasıdır.

Rapor, dünya genelinde suistimal vakalarını soruşturmuş olan Sertifikalı Suistimal İnceleme Uzmanları (CFE’ler) tarafından bildirilen iş suistimali vakalarına dayanmaktadır. İlk yayınlandığı günden bugüne kadar 18.000’den fazla suistimal vak’ası ile ilgili bilgi veren rapordaki analizler suistimalin nasıl gerçekleştirildiği, nasıl tespit edildiği ve kurumların bu risk karşısındaki zafiyetlerini nasıl azaltabilecekleri hakkında dersler vermesi bakımından oldukça önemlidir.

Tüm bu mesleki teknik öneminin yanında ACFE “Uluslara Rapor” çalışması benim de okumaktan ve grafiklerini defalarca inceleyerek her seferinde yeni sonuçlar çıkarmaktan büyük keyif aldığım bir rapordur.

2022 raporu için de aynı keyfi aldığımı söylemeliyim. Günümüzde bu detayda bir rapora ücretsiz ulaşabilmek büyük şans.

ACFE 2022 Suistimal Raporu

Çalışmanın metodolojisine kısaca değinmek gerekirse, ACFE’nin her yıl Sertifikalı Hile Denetçileri’ne (“CFE”) gönderdiği ankete verilen yanıtlar, raporun temelini oluşturuyor. 2022 raporu da kurum tarafından 2021 yılında tüm CFE sertifikası sahiplerine gönderilen 77 sorudan oluşan ankete verilen yanıtlara göre oluşturulmuş. Anketin amacı her bir hile denetçisinin, bir önceki rapor dönemininin başı ile anket tarihine kadar geçen sürede karşılaştıkları suistimal ve hileleri, “varlık suistimalleri”, “yolsuzluk” ve “finansal tablo suistimali” başlıklarında detaylandırmak ve her bir vak’a için raporda yer verilen bilgileri oluşturabilmek...

"Bir önceki raporun" kapsamı ile kıyaslandığında 2022 raporunun daha fazla ülkeyi daha az anket ile kapsadığı görülüyor. Bunun da en büyük nedeni sanırım COVID 19 pandemisinin getirdiği zorluklar ve kapanma olmuştur.

Raporun 2022 yılı versiyonu, Sertifikalı Suistimal İnceleme Uzmanları tarafından 133 ülkeden bildirilen 7.890 suistimal vâk’asından rapor için kullanılabilir olduğuna karar verilen 2.110 ankete (Türkiye’den de 8 vak’a bildirilmiş, bir önceki raporda bu sayı 13’tü) göre hazırlanmış ve temel sonuçları şu şekilde olmuştur:

  • Suistimaller başlıca üç kategoriye ayrılmaktadır;

    • "varlıkların kötüye kullanımı",
    • "yolsuzluk" ve
    • "mali tablo suistimali"

  • “Varlıkların kötüye kullanımı”na ilişkin bildirilen vak’aların, bugüne kadar olduğu gibi toplam içinde adet olarak ağırlıklı olmaya devam ettiği görülmektedir.

    Kurumlar yıllık gelirinin %5’ini, bu suistimal türlerinden biri nedeniyle kaybetmiş görünürken bildirilen vakalardaki toplam kayıp 3,6 milyar dolar ve vaka başına ortalama kayıp ise 1,8 milyon dolar olarak belirtilmiş. Bu da küresel ölçekte yaklaşık 4,7 trilyon dolarlık yıllık kayıp anlamına gelmektedir.


  • Anketlere verilen yanıtlara vak’a sayısı olarak bakıldığında en fazla sayıda suistimalin görüldüğü bölge, önceki dönem olduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’dır (toplam 663 vâk’a). Suistimal kaynaklı en yüksek finansal kayıp ise, medyan olarak Asya-Pasifik Bölgesi’nde oluşmuştur.


  • Medyan zararı en düşük olmakla birlikte “varlık suistimali” %80 oranı ile, en fazla görülen suistimal türü iken, “Gayrinakdi varlıkların suistimali” ve “Faturalandırma hileleri”, varlık suistimalleri içinde en yaygın olarak kullanılan iki yöntem olarak öne çıkmaktadır.

  • Bu iki yöntemi, raporda yer verilen haliyle, kısaca açıklamak gerekirse;

    “Gayrinakdi varlık suistimali”nde, şirkete ait gayri nakdi bir varlık çalınmakta ya da kötüye kullanılmaktadır. (Ör: Depodan stok çalınması ya da müşteri bilgilerinin şahsi çıkar elde edecek şekilde usulsüz kullanımı)

    “Faturalandırmada yapılan hile”de ise, fiktif olarak kurulan bir şirketten gösterilen hizmet ya da mal alımına karşılık ödeme yapılmakta ya da kişisel harcamalar şirkete fatura edilmektedir.

    Buna karşın, finansal tablo suistimali tüm vak’aların için en az yere sahipken (150 vak’a). medyan kayıp olarak en fazla 50 mio USD ile en fazla kayba neden olan suistimel türü olarak ortaya çıkmıştır.


  • Suistimal vakalarının başlamasından tespit edilmesine kadar geçen sürenin, son yıllarda iyileşerek azalması devam etmektedir. 2022 raporuna göre bir suistimalin ortaya çıkma süresi medyan 12 ay olarak gerçekleşmiştir. Suistimalin tespit edilerek ortaya çıkarılma süresi uzadıkça, neden olduğu zararın arttığı görülürken 5 yıldan daha uzun süren suistimallerde oluşan medyan zarar 800.000 ABD doları olarak ortaya çıkmıştır.


  • Suistimalin ortaya çıkarılmasında en yaygın ve tutarlı tespit yöntemi olarak “ihbar” %42’lik oran ile, önceki yıllarda olduğu gibi, bu raporda da ilk sırada yer almaktadır.

    Rapora göre suistimalin keşfedilmesini sağlayan ihbarların yarısından fazlası (%55) çalışanlardan gelmiştir.  Suistimalin tespit edilmesinde yapılan ihbar içinse en etkili ihbar yöntemi olarak “ihbar hattı” öne çıkmaktadır.

    Rapora göre, ihbar hattı olan işletmelerin yaşanan suistimaldeki medyan kayıp tutarı (100.000 USD), bu hatta sahip olmayan işletmelerin yarısı kadar (200.000 USD) gerçekleşmiştir. İhbar hattı olarak kullanılan en etkili yöntemler ise “telefon”, “e-posta” ve “web tabanlı formlar”dır. İhbar edenin bir üst yöneticisi, ihbar için ilk başvurulan kişi konumundadır. Bu nedenle ihbarları ilk olarak çoğunlukla orta seviye çalışan/yöneticiler almaktadır.

    Buna karşın, proaktif yöntemlerle yapılan suistimal tespitlerinin süresi hem daha kısa hem de yaşanan kayıp daha az olmaktadır.


  • Şirket türlerine göre vak’aların yaklaşık %69’u kâr amaçlı şirketlerde ve %31’i kâr amacı gütmeyen şirketlerde ortaya çıkmıştır.

    Kâr amacı güden şirketlerin içinde özel sektör şirketlerinin oranı kamu şirketlerinin oranının yaklaşık iki katı düzeyinde gerçekleşmiştir. En fazla kayıp da yine bu türdeki şirketlerde yaşanmıştır.

    Suistimalin en fazla yaşandığı sektör ise önceki dönemlere paralel olarak bankacılık ve finans hizmetleri sunan kuruluşları olmuştur. (351 vak’â) Buna karşın suistimal kaynaklı yaşanan kayıp medyan olarak yüksek “gayrimenkul” sektöründe gerçekleşmiştir.


  • Çalışan sayısına göre suistimal vakaları ile en fazla karşılaşan işletmeler 1.000-9.999 arası çalışana sahip şirketlerdir. Buna karşın yaşanan medyan kayıp, 100 ve daha az kişinin olduğu şirketlerde daha yüksek görünmektedir.


  • Çalışanın kademesine göre bakıldığında en fazla suistimalin bu kez “sıradan çalışanlar” tarafından değil “müdür” pozisyonunda çalışanlar tarafından yapıldığı, buna karşın en fazla suistimal kaynaklı medyan kaybın üst yönetici/şirket sahibi tarafından yapılan suistimalden kaynaklandığı ve tespit süresinin daha uzun olduğu görülmektedir.


  • Çalışanın kurumdaki çalışma yılına göre bakıldığında en fazla suistimalin 1-5 yıllık kurum çalışanları tarafından yapıldığı, buna karşın en fazla kaybın 10 yıl ve üzeri çalışanlar tarafından verildiği görülmektedir.


  • Cinsiyet, yaş ve eğitime göre bakıldığında erkekler, hem daha fazla suistimale sebep olmakta hem de kuruma daha fazla suistimal kaynaklı kaybı yaşatmaktadır. 60 yaşın üzerindeki lisans derecesine sahip şirket sahibi ya da üst düzey yönetici bir erkek bu kategorinin en şüpheli profili durumunda bulunmaktadır.


  • Tek kişinin sebep olduğu suistimaller ve üç ve daha fazla kişinin sebep olduğu suistimaller, neredeyse eşit ağırlıkla ve tüm vak’aların %80’ini oluşturmaktadır. Buna karşın 3 ve daha fazla kişinin sebep olduğu suistimallerdeki medyan kayıp, tek kişinin sebep olduğu suistimalde yaşanan medyan kayıptan yaklaşık 4 kat daha yüksek görünmektedir.


  • Suistimalin önüne geçebilmek amacıyla en fazla uygulanan iki kontrol yöntemi %82 oran ile “dış denetim hizmeti” ve “etik ilkeler” olmuştur. Buna karşın dış denetimin, suistimal tespitindeki rolü yalnızca %4 düzeyindedir. Bir suistimalin tesadüfen tespit edilme riskinin %5 çıktığı raporda dış denetim için belirlenen %4’lük oran şüphesiz düşündürücü bir sonuç olarak görünmektedir.


  • Rapora göre suistimal ile ilgili hiçbir önlem almayan şirketlerdeki vak’lar ortalama 18 ayda ilgili yasal otorite tarafından yakalanmakta; bu sürede yaşanan medyan kayıp ise 500 bin USD tutarında gerçekleşmektedir.


  • İyi bir etik kodu ve ihbar hattı ile desteklenmiş bir iç denetim bölümü, bir suistimali önlemek için en optimum çözüm olarak görünmektedir. 

  • Çalışmaya göre suistimal vakalarının yaklaşık %80’i şu dokuz bölümden birinde çalışan bireyler tarafından işlenmiştir: operasyon, muhasebe, satış, üst yönetim, müşteri hizmetleri, idari işler, satın alma, finans ve yönetim kurulu. Operasyon departmanı çalışanları %15 lik yüzde ile bu alanda ilk sırada yer almaktadır.


  • Suistimalcilerin çaldığı parayı telafi etmek zaman ve çaba gerektirir, buna rağmen çoğu kuruluş bu parayı tam olarak kurtaramaz. Çalışma süresince, mağdur kuruluşların %52’si suistimalden kaynaklanan kayıplarından hiçbirini telafi edememiştir ve %61 oranıyla yalnızca suçlunun iş sözleşmesini feshederek cezalandırma yöntemini tercih etmiş, %7’si ise herhangi bir yaptırımda bulunmamıştır! Durumu yasal otoritelere iletmeyen şirketlerin %30’u bu yaklaşımlarına sebep olarak piyasada oluşabilecek kötü imajdan çekindiklerini sunmuşlardır.

    Asya-Pasifik Bölgesi %12’ilk oran ile ilk sırada yer almaktadır. Hatırlayacak olursak yazımın başında da paylaşmıştım; en fazla vak’a sayısı da bu bölgeye aittir.


2022 raporundaki sonuçları biraz karikatürize ederek; yüksek kayba sebep olabilecek olası bir suistimal için 100 veya daha az kişinin çalıştığı şirketlerin lisans ve üzeri eğitime sahip 10 yıl ve üzeri süreyle şirkette bulunan ve biraraya gelmiş 3 çalışan ve/veya üst yöneticisi/şirket sahibi "olağan şüpheli" profili olarak öne çıkmaktadır :)

Önceki dönem ACFE raporlarının geniş özetlerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

"ACFE 2020 Fraud Raporu"

"ACFE 2018 Fraud Raporu"

"ACFE 2016 Fraud Raporu"

"ACFE 2014 Fraud Raporu"

"ACFE 2012 Fraud Raporu"

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak için ekranın solundaki sosyal medya araçlarını kullanabilrsiniz.

accafin.com'u sosyal medyadan takip edebilirsiniz / @accafin

  

Yasal Uyarı: Her hakkı ACCAFIN.com sitesine ait olan bu makale ve makalede yer alan grafikler ve yorumlar, izinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Tags: muhasebe denetim iç denetim kurumsal yönetim bağımsız denetim

Muhasebe Skandalları benzer makaleler

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

ACCAFIN | MUDEFIN

Vizyon; Muhasebe, Denetim ve Finans alanlarında öncelikli başvuru kaynağı olmaktır.


Misyon; Muhasebe, Denetim ve Finans alanlarında nitelikli yayınlar ile kullanıcıların bilgi ve farkındalık seviyelerinin artmasına yardımcı olmaktır.


Bizi takip edin!


Periyodik bültenler için mail grubuna üye olabilirsiniz

MUDEFIN | ACCAFIN Mobile

0
paylaşım!

Bizi takip edin..

Sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz...

0
paylaşım!