34 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Muhasebe, Denetim ve Finans Mesleklerinde Dönüşüm ve Gelecek

Aktif . Gösterim: 1151

 

İçinde yaşadığımız teknoloji güdümlü dünya, vaat dolu ama aynı zamanda zorluklarla dolu bir dünya...

Kendilerini kullanabilen otomobiller, müşteri hizmetleri sorgularına yanıt veren algoritmalar, güçlü yeni otomasyon formlarının tezahürleri ve yakın gelecekte yaşanacak dijital dönüşüme ilişkin öncüllerdir.

McKinsey’in 2017 yılında yayınladığı “Jobs Lost, Jobs Gained: Workforce Transitions in A Time of Automation” başlıklı raporda, ülkelerin gelişmişlik seviyelerine bağlı olarak, bugünkü işlerin ortalama 1/6’sının otomasyon ile yürütüleceği öngörülmektedir.

Rapora göre gelişmiş ülkelerdeki şirketlerde uygulanan yüksek çalışan maaşları, kârlılık için iyileştirilmesi gereken ilk noktalardan biri olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle, teknoloji kaynaklı otomasyonun, gelişmiş ülkelerde gelişmekte olan ülkelere göre daha hızlı ilerlemesi beklenmekte ve 2030 itibarı ile gelişmiş ülkelerdeki mesleklerinin yaklaşık 1/3’ünün insan gücünden bağımsız şekilde ilerleyeceği düşünülmektedir.

Türkiye’nin de içinde yer aldığı gelişmekte olan ülkeler kategorisinde ise teknolojik dönüşüm sonucu bugünkü mevcut mesleklerin yaklaşık %15’inin otomatize olması beklenmektedir.

Dünya’nın önde gelen bir diğer danışmanlık firması Accenture’nin 2015 yılında yayınladığı “Finance 2020: Death by digital” başlıklı raporunda 2020 itibarı ile “işlem bazlı muhasebe operasyonlarının” tamamen otomatize olacağı öngörülmüştür. Bu yılın başından itiabren o geleceğin tam olarak içindeyiz. Belki umulan tam olarak böyle bir dijital dönüşüm değildi ama COVID-19 pandemisi ile bu dönüşüme tanıklık ediyoruz. Bundan sonraki sürecin daha hızlı olacağından neredeyse hepimiz eminiz.

Muhasebe, Denetim ve Finans Mesleklerinde Teknolojik Dönüşüm ve Gelecek

Alan olarak teknolojiye uzak olmayan muhasebe, denetim ve finans meslekleri, Mezopotamyalılar tarafından kullanılan ilk abaküsten itibaren her teknolojik gelişmenin ilk muhataplarından biri olmuştur.

21. yy’da yaşamaya başladığımız dijital dönüşümde de bu alanlarda şirketler verimliliği artırmak ve iş süreçlerini kolaylaştırmak için bu teknolojileri kullanmaya başladılar. Yine de bu teknolojiler üretkenliği artırıp hayatlarımızı iyileştirse bile, kullanımları ile insanların halihazırda gerçekleştirdiği bazı çalışma faaliyetlerinin yerini alacak olması nedeniyle kaygı ve eleştiri kaynağı olmaktadır.

Amerikalı danışmanlık firması Robert Half tarafından Amerika ve Kanada’da yapılan ve sonuçları “Jobs and AI Anxiety” raporuna konu olan 2019 anketinde, çalışanların yüzde 12'si otomasyonun işlerini olumsuz yönde etkileyeceğini belirtmişler; sebep olarak da otomatizasyonun yaratıcı düşünmeyi ve problem çözmeyi engelleyeceğini söylemişlerdir.

Bu korkunun yersiz olduğunu söylemek hatalı olacaktır. Zira, insan olarak yaşamını sürdürme iç güdüsü burada ağır basmakta ve işsiz kalma endişesi teknolojik dönüşüme direnci artırabilmektedir. Buna karşın, bunun kaçınılmaz bir ilerleme olduğunu kabul etmek herkes için en doğru olandır.

Oxford Universitesi’nden Frey ve Osborne'un 2013 yılında yayınladıkları “The Future of Employment: How Susceptible Are Jobs To Computerisation?” başlıklı makalelerinde 702 ayrı meslek grubunun otomatize olabilme olasılıklarını modellemişler ve gelecekteki dijital dönüşümü tahmin etmeye çalışmışlar. Bu çalışmada bizim meslek grubumuz için yani muhasebe, denetim, bankacılık ve finans için çıkan olasılık ise, sıkı durun, %94! 

Bir kez daha vurgulamakta fayda var; bu süreci benimseyerek gelişmek, en doğru yaklaşım olacaktır.

Peki bunun için neler yapılıyor ve/veya yapılabilir?

Süreç iyileştirmeleri

Ülkemizde de muhasebe ve finans mesleklerine bakıldığında, birbiriyle bütünleşik konuların birbirinden bağımsız şekilde ilerlediği, basit bir çalışmayı hazırlamanın günler ve hatta haftalar aldığı ve farkedilen bir hatayı tam olarak tespit edebilmenin saatler sürdüğü bir süreç yürütülüyordu ve bu durumun tamamen değiştiğini söylemek zor.

Denetim de bu sürece mecburen ayak uyduruyordu.

Denetim kariyerime başladıktan sonra gittiğim ilk denetim projelerinden birinde sabit kıymetlerle ilgili denetim çalışmamda kullanmak üzere firmadan bir sabit kıymet tablosu kayıt defteri verilmişti.

Çıkışı yapılan sabit kıymetlerin tarihsel kayıtlarını ve bilgilerini sorduğumda ise elimdeki defterin “tipeks” ile çizilmiş bazı satırları gösterilmişti. İlgili sabit kıymete ilişkin tüm bilgiler yalnızca o satırdaydı ve sabit kıymetin çıkışı yapılınca (satılınca) tipeks ile üstü çizilmişti. Denetim süresince defter sayfasını tersten parlak ışığa tutarak gizemi çözmeye çalıştığımı unutmuyorum.

Finans ve muhasebe ekibinin gerçek değeri, yukarıda bahsettiğim uçsuz ve süresiz mesailerle değil işletmenin finansal ve operasyonel sonuçlarını analiz etme ve bu bilgileri daha iyi stratejik kararlar almak için kullanma gücü ile ortaya çıkmalıdır. Denetimde de asıl hedef bütün resmi kaçırmadan işletme için hata ve hile riski olabilecek alanları tespit edecek bir çalışma yürütmek olmalıdır. Denetim çalışmaları da veri odaklı ilerlemelidir.

Bu kapsamda, Dünya’daki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de son yıllarda özellikle muhasebe alanında devletin öncülük ettiği önemli teknolojik dönüşümler yaşanmaktadır.

Elektronik dönüşüm (e-dönüşüm) olarak adlandırılan dönüşüm süreci ile, işletmelerin yürüttüğü neredeyse tüm prosedürlerin sorunsuza yakın bir şekilde uygulanmasını hedeflenmektedir.

E-Bilet, E-Arşiv Fatura, E-Fatura, E-Defter, E-Arşiv, E-Beyanname, E-İmza, E-Genel Kurul yenilikleri ile bu departmanlar hesap mutabakatları, işlem eşleştirme, şirketler arası işlemler ve hesap mutabakatı gibi işlemler kolaylıkla yapılabilecektir. Muhasebe ve finans departmanlarında yaşanan, yaşanmaya devam eden bu otomasyon ile bu departmanlar artık mesailerinin önemli bir bölümünü yazılımların tekrar eden süreçlerini gerçekleştirerek kuruluşların yönetişim kalitesini iyileştirmelerine, riski azaltmalarına, daha fazla bilgi sunmalarına, işletme sermayelerini daha iyi yönetmelerine ve finansal raporlamaları iyileştirmelerine yardımcı olmalı, bu yönlerde değer yaratmaya odaklanmalıdır.

Büyük veriye uyum ve analiz

Büyük veri analizi, büyük veri setlerini toplama ve yoğunlaştırma yoluyla birleştirme sürecidir. Bu yöntem ile şirketler, verileri hızlı bir şekilde kullanarak önemli eğilimleri tanımlar ve büyük veri setlerini anlamlandırabilmek için çeşitli yöntemler oluşturur.

Institute of Management Accountants (IMA)’nın Aralık 2019’da yayınladığı “The Impact of Big Data on Finance: Now and in the Future” başlıklı büyük veri raporunda ilginç sonuçlar yer alıyor.

Rapora göre büyük veriyi (big data) kullanan şirket sayısı ikiye katlanarak artmaya devam ediyor ve her büyüklükteki şirket bu konuya aynı derecede önem veriyor; hatta kobiler daha istekli ve gönüllü olarak uygulamaya geçiyorlar.

Özellikle finans ve muhasebe alanlarında büyük verinin analizi, ankete katılan işletmelerin %53’ü tarafından uygulanıyor. %45’i ise bilgi teknolojisinde veri analizine “güçlü” ya da “çok güçlü” şekilde inanıyorlar.

Büyük verinin işletmelere ilk anda sağladığı en büyük fayda ise şüphesiz raporlama alanında oluyor. Bir üst maddede finans ve muhasebe süreçlerinde yapılan iyileştirmelerin ardından büyük veri kullanılarak ile yapılacak işletme analizleri, bu departmanların gerçek katma değerini ortaya koymalarını sağlayacaktır.

Ülkemizde yaşanan e-dönüşüm süreçleri, büyük verinin oluşması için bir fırsat olarak görülmelidir. Şirketler altyapılarını, bu veriyi toplayıp işleyebilecek yeniden oluşturmalıdır.

Analitik inceleme

Büyük veri analizi ve analitik inceleme, muhasebe ve finans alanları dışında denetim için de yenilikçi bir yaklaşım...

Denetim kapsamında, her bir süreç kontrolü için farklı bir analitik inceleme çalışması gerçekleştirilebilir. Yeter ki kontrol etmek istediğimiz süreci iyi tanımlayalım ve neyin cevabını aradığımızı bilelim!

Bu konuda faydalanılacak yaklaşımların en önemlilerinden birisi “Benford Kanunu”dur. Dijital dönüşüm süreci ile işletmelerin büyüyecek veri havuzuna, denetim bakış açısıyla bakabilmek için en uygulanabilir yöntemlerden olan Benford Kanunu, sayılar arasındaki anomalileri göstererek, olası hile ve hata risklerini sağlamada yol gösterecektir. Bu yöntemi yapay zekâ ile destekleyerek suistimal tespiti için kullanan firmalar bugün bile mevcutken, bunun gelecekte yaygınlaşmaması için bir sebep bulunmuyor.

Bu konuda daha önce yayınladığım yazıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

"UFRS Adaptasyonu'nun Şirketlerin Hisse Hareketlerine Etkisi: Benford Kanunu Uygulaması"

Farklı süreçlerin kontrolünde uygulanabilecek analitik inceleme yaklaşımlarına ilişkin yazıma ise aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

"İç Denetimde Veri Analizinin Kullanımı ve Analitik Yaklaşımlar"

Yapay zekânın kullanımı

Yapay zekâ, makinelerin konuşma tanıma, görsel algı, karar verme ve çeviri de dahil olmak üzere genellikle insan aklı gerektiren görevleri yerine getirmesine izin verir.

Yapay zekanın muhasebede kullanımı banka mutabakatları, denetim başvuruları ve fatura sınıflandırması gibi görevlerin otomatizasyonu olmalıdır ve olacaktır. Bununla birlikte denetim mesleğinin de bu sistemlerin güvenilirliğini test etmesi için yeni standartlara gerek duyulacaktır.

Geçtiğimiz günlerde ACFE tarafından açıklanan "ACFE 2020 Fraud Raporu"  gösterdi ki, suistimalin ortaya çıkarılma yöntemlerinde belirgin bir değişim yaşanıyor. Suistimalin ortaya çıkmasındaki en etkili yöntem olan ihbarların yapılma yolu, web-tabanlı başvurular ve email yöntemi lehine değişiyor ve bu sonuçlar da iç kontrol, iç ve dış denetimin geleceği hakkında bir ipucu veriyor.

Teknolojik Dönüşümde İnsanın Rolü

Yukarıda bahsettiğim raporların ve makalenin sonuçları, biz istesek de istemesek de muhasebe, denetim ve finans mesleklerinin gideceği noktayı açık olarak gösteriyor.

İşletmelerin bu departmanlardaki rutin süreçleri, bir noktadan sonra otomatize olacak. Basit veri girişleri, fatura oluşturma, hesap mutabakatları, banka talimatları gibi konular için insan gücüne daha az ihtiyaç duyulacaktır. Buna karşın, tüm bu otomatizasyonun başlangıçta tam olarak sağlanması ve ardından ise sürecin kontrolünün sağlanması için yine insan muhakemesi gerekecektir.

Finans, muhasebe ve denetim mesleğini yapanlar, bu noktadan itibaren artık basit görevleri yapmayacak, her biri bugüne kadar aslında olması gereken şekilde gerçek değerini gösterebilecekleri konularda öne çıkacaktır. Finans ve muhasebeciler otomatik olarak hazırlanan işletme verilerinin analizi ile şirketin performansı ile ilgili kararlar alabilecek, denetçiler ise tipeksli sabit kıymet defterleri yerine verilerden yola çıkabilecekleri denetim metodlarını kullanarak hata ve hile riskine daha fazla yoğunlaşabileceklerdir.

Hepimiz için önemli olan teknolojik dönüşüme gösterilen direnç değil, bu durumun benimsenip sürecin lehte fayda sağlamasına odaklanarak kişisel katma değeri yükseltmek olmalıdır.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak için ekranın solundaki sosyal medya araçlarını kullanabilrsiniz.

accafin.com'u sosyal medyadan takip edebilirsiniz / @accafin

  

Yasal Uyarı: Her hakkı ACCAFIN.com sitesine ait olan bu makale ve makalede yer alan grafikler ve yorumlar, izinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

 

Tags: muhasebe denetim finans BLOG

Çok okunanlar

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

ACCAFIN | MUDEFIN

Vizyon; Muhasebe, Denetim ve Finans alanlarında öncelikli başvuru kaynağı olmaktır.


Misyon; Muhasebe, Denetim ve Finans alanlarında nitelikli yayınlar ile kullanıcıların bilgi ve farkındalık seviyelerinin artmasına yardımcı olmaktır.


Bizi takip edin!


Periyodik bültenler için mail grubuna üye olabilirsiniz

 

MUDEFIN | ACCAFIN Mobile

0
paylaşım!

Bizi takip edin..

Sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz...

0
paylaşım!