EBITDA ve Net Kâr'dan Daha Güvenilir Bir Analiz: Faaliyetlerden Nakit Akımı

Aktif . Gösterim: 5366

Faaliyetlerden Nakit Akımı, yalnızca şirketler için hayati bir gösterge değil, yatırımcılar için de kararlaınrda oldukça önemli olması gereken bir indikatördür.

Olması gereken diyorum çünkü, yatırımcıların bir çoğu halen net kar üzerinden yatırım kararları alıyor.

Buna karşın, faaliyetlerden elde edilen nakit akımı birkaç önemli noktada net kar’dan daha güvenilir bir göstergedir.

  1. Nakit akımları, net kar’a göre daha az manipüle edilebilecek bir göstergedir.
  2. Net Kar, bir nakit değildir, fakat faaliyetlerden nakit akımı bir nakittir ve nakit her zaman en iyi göstergedir.

EBITDA çoğu zaman şirketlerin faaliyetlerinden sağladığı nakit akımı olarak kabul edilse de bu tam olarak doğru bir ifade sayılamaz zira EBITDA, yatırım ve finansman faaliyetlerinden nakit akımlarını gösteren bir gösterge iken, çalışma sermayesinde olan değişiklikleri (ticari alacaklar, stoklar gibi) dikkate almaz.

Nakit Akım Tablosuna Genel Bakış Finans kuruluşları haricindeki şirketlerin nakit akım tablosu 3 ana bölümden oluşur;

  • Faaliyetlerden Nakit Akımı: Faaliyetlerde ve çalışma sermayesinde meydana gelen değişikleri gösterir.
  • Yatırım Faaliyetlerine İlişkin Nakit Akımı: Şirketlerin sermaye harcamaları, yatırımlar ve birleşme ve satınalma gibi faaliyetlerinin net sonuçlarını gösterir.
  • Finansman Faaliyetlerine İlişkin Nakit Akımı: Şirketlerin borçlanma faaliyetleri ile ilgili net durumunu gösterir.

Net Kar’ı dikkate aldıktan sonra üzerine çalışma sermayecsinde olan değişiklikleri (ticari alacaklar, stoklar gibi) ekleyerek ulaşılan falaiyetlerden elde edilen nakit akımı kalemi, tahakkuk esasından nakit esasına geçiş yaparak dönem içindeki nakdin nasıl oluşturduğunu göstermesi açısından oldukça önemlidir.

Tahakkuk Esaslı Muhasebe vs. Nakit Esaslı Muhasebe

Tahakkuk Esaslı Muhasebe ile Nakit Esaslı Muhasebe arasındaki en temel fark, bir şirketin nakit döngüsü sırasında ortaya çıkıyor.

Örnek verecek olursak; Stok alımı için nakit kullanılır. Stok satılır ve vadeli olarak tahsilat yapılacağı için “Alıcılar” hesabında borç kaydı yapılır. Tahsilat yapılır ve “Alıcılar” hesabı kapatılır. Yapılacak satışlardan elde edilecek nakdin bilançoda saklanmasının iki önemli yolu vardır. Birincisi alacakların tahsil edilmemesi, diğeri de stokların yükseltilmesi.

Örneğin, 1 milyon TL lik ve 30 gün vadeli satış yapan bir firmanın yaptığı bu işlem, o anda 1 milyon TL nakit yarattığı anlamına gelmez. Bu durumda, tahsilat tarihi, dönem sonundan sonraki bir tarihe denk gelirse, tahakkuk eden gelirler, faaliyetlerden elde edilen nakit akımları 1 milyon TL aşmış olur.

Tahakkuk esaslı muhasebenin firmanın karlılığı ile geçici bir gösterge olmasının yanı sıra, Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri’nin de kullanıcıya bu anlamda bir tercih çeşitliliği sağladığı söylenebilir. Bu durum, muhasebenin işleyişi için bir yandan gerekli olmakla birlikte, diğer yandan muhasebe manipulasyonlarına da sebep olabiliyor.

Literatürdeki “stuffing the channel” kavramı, bu duruma örnek olarak verilebilir. Manipulasyon yöntemlerinden bir olan bu yönteme göre, firmalar bayileri aracılığı ile satışlarını yüksek gösterirler ve karşılığında ticari alacak rakamlarını şişirirler. Satabileceğinden fazla mal alımı yapan bayilerden bir süre sonra bu ürünler iade olarak firmaya iade edilir. Bu iade olana kadar firmanın tahakkuk eden alacakları (ticari alacaklar hesabı) artmış olur fakat bu durum asla bir nakit olarak firmaya dönmez, zira verilen ürünler bir süre sonra iade gelmiştir. EBITDA hesaplandığında satışlara kaydedilen bu rakam (henüz ürünlerin iade alınmadığını ve satışlardan doğan ticari alacakların bilançoda izlendiğini düşünelim.) doğrudan EBITDA’yı etkileyecektir. Faaliyetlerden Nakit Akımı ise, bu durumu yakalamamıza imkan verir. Faaliyetlerden nakit akımının, net kar’dan daha az olduğu durumlarda firmanın nakit döngüsünde şüpheli ya da hatalı bir durum var demektir.

Nakit Manipulasyonları

Her ne kadar, nakit akım tablosunun daha zor manipule edilebileceğini söylesek de, bu konuda da riskler her zaman olacaktır. Başvurulan en temel yöntemlerden biri, tedarikçilere yapılacak ödemelerin geciktirilmesidir. Aynı şekilde alacakların da vadesinden önce iskonto edilerek tahsil edilmesi (faktoring işlemi) bu kapsamda kabul edilebilir. Fakat bir yandan bu durum şirketin finansman stratejisi ile de ilişkilendirilebillir.

Nakit Olmazsa Olmaz

Hisse Başına Net Kar’ın (EPS) her yatırımcı için en önemli yatırım göstergesi olduğunu söylesem pek yanılmış olmam sanırım. Eline finansal tabloyu alanın gözü anında en dip satıra gidiyor, zarar varsa zaten en başta eleniyor. Kar varsa da hemen hisse adedine bölünerek bir EPS hesaplaması yapılıyor. Yatırım bilgisi birçok yatırımcı için bu seviyelerde ne yazık ki. Oysa ki, nakit yaratamayan bir şirketin yalnızca EPS ile hayatta kalması mümkün değildir.

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Tags: finans borsa - halka arz finansal analiz risk ve yatırım analizi

MUDEFIN | ACCAFIN

Vizyonumuz, Muhasebe, Denetim ve Finans alanlarında öncelikli başvuru kaynağı olmaktır.


Misyonumuz, Muhasebe, Denetim ve Finans alanlarında nitelikli yayınlar ve uzaktan eğitimler ile kullanıcıların bilgi ve farkındalık seviyelerinin artmasına yardımcı olmaktır.


MUDEFIN | ACCAFIN Mobile