Anonim Şirketlerin Kendi Paylarını İktisap Etmesi

Aktif . Gösterim: 1652

Anonim Şirketlerin Kendi Paylarını İktisap Etmesi

Konuyu düşündüğünüz ilk anda verdiğiniz tepki “o nasıl olur ya!” şeklinde ise, bu yazımda merakınızı ve tepkinizi mümkün olduğunca düşürmeye çalışacağım.

Bunun için önce birkaç tanımı vererek başlayacağım.

Anonim Şirket, Şirket Payı ve Payın İktisap Edilmesi Kavramları

Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan ve borçlarından dolayı yalnız malvarlığı ile sorumlu bulunan sermaye şirketidir (TTK 329).

Anonim şirketlerde pay terimi, birçok kavramı karşılamaktadır. Şirketin iktisabına konu olan paylar, ortaklık hakkını belgeleyen paylar anlamında kullanılmaktadır.

Payın iktisabı ise, payın satın alınması, edinilmesi, geri kazanılması anlamına gelmektedir. "İktisap" kelimesi ile, benzer birkaç fiil tanımlanmaktadır aslında.

6762 Sayılı TTK’ya Göre Şirketlerin Kendi Paylarını İktisap Etmesi

1956 tarihinde yürürlüğe giren 6762 sayılı TTK, Alman Profesör Ernst Hirsch tarafından hazırlanmıştır ve bu nedenle Türki Ticaret Kanunumuzda Kıta Avrupası Hukuk’unun benimsendiğini söyleyebiliriz. Bu bilgiyi ekleme sebebim, yazının bundan sonrasında bahsedeceğim hususların Amerikan-Anglo Saxon Hukuk’u ile farklılık göstermesidir.

Eski TTK 329. Maddesinde yer alan "Şirket kendi hisse senetlerini devralamayacağı gibi rehin olarak da kabul edemez" hükmü ile anonim şirketlerin kendi hisselerine sahip olmasını yasaklamıştır.

Kanun'un 405 maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler" şeklindeki emredici hüküm de bu yasağın kesin niteliğinde olduğunu göstermektedir.

Bununla birlikte, Kanun’da belirli haller altında istisnalar da tanımlanmıştır:

  • Hisse senetleri, şirketin sermayesinin azaltılmasına dair bir karara dayanılarak devralınmışsa;
  • Hisse senetleri, şirketin kurulması veya esas sermayesinin çoğaltılması dolayısıyla vaki olan iştirak taahhüdünden başka bir sebepten doğan şirket alacaklarının ödenmesi maksadıyla devralınmışsa;
  • Hisse senetleri, bir mamelekin veya işletmenin borç ve alacaklarıyla beraber temellük edilmesi neticesinde şirkete geçmişse;
  • Hisse senetlerinin devir veya rehin alınması keyfiyeti esas mukaveleye göre şirket konusuna giren muamelelerden ise;
  • Hisse senetleri idare meclisi azaları, müdürler ve memurlar tarafından kendilerine bu sıfatla düşen mükellefiyetlere karşı rehin olarak yatırılmış ise anonim şirketler, kendi paylarına iktisap edebilir.

6102 Sayılı Yeni TTK’ya Göre Şirketlerin Kendi Paylarına İktisabı

Uygulamadaki 56 yılın ardından 2012 yılında yürürlükten kalkan Eski TTK’nın ardından 1 Temmuz 2012 tarihinde Yeni Türk Ticaret Kanunu yasalaşmıştır.

Şirketlerin kendi paylarına iktisap etmesi konusu, Yeni TTK’da da yer almaktadır ve bu konuya ilişkin düzenlemeler Kanun’un 379 ila 389. Maddeleri arasında düzenlenmiştir.

379. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan “Bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda, ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak kabul edemez. Bu hüküm, bir üçüncü kişinin kendi adına, ancak şirket hesabına iktisap ya da rehin olarak kabul ettiği paylar için de geçerlidir.” hükmü ile bir anonim şirketin esas veya çıkarılmış sermayesinin % 10’unu aşmamak şartıyla kendi hisselerini iktisap edebilmesine imkân tanınmıştır. Fakat bu durum için, istisnai durumlar hariç olmak üzere, bir anonim şirketin iktisap ettiği payların bedellerini ödemek için öz kaynaklarının müsait olması gerekmektedir.

Kanunun 379. maddesinin 3. fıkrasında “iktisap edilecek payların bedelleri düşüldükten sonra kalan şirket net aktifi, en az esas veya çıkarılmış sermaye ile kanun ve esas sözleşme uyarınca dağıtılmasına izin verilmeyen yedek akçelerin toplamı kadar olmalıdır” denilmektedir.

379. maddenin 2. Fıkrasında “Payların birinci fıkra hükmüne göre iktisap veya rehin olarak kabul edilebilmesi için, genel kurulun yönetim kurulunu yetkilendirmesi şarttır. En çok beş yıl için geçerli olacak bu yetkide, iktisap veya rehin olarak kabul edilecek payların itibarî değer sayıları belirtilerek toplam itibarî değerleriyle söz konusu edilecek paylara ödenebilecek bedelin alt ve üst sınırı gösterilmek zorundadır. Her izin talebinde yönetim kurulu, yasal şartların gerçekleştiğini belirtir” denilerek iktisabın gerçekleşebilmesi için genel çerçeve çizilmiştir.

TTK madde 381’in birinci fıkrasına göre ise bu yetkilendirmenin istisnalarına yer verilmiştir. Buna göre “Bir şirket, yakın ve ciddi bir kayıptan kaçınmak için gerekli olduğu takdirde, kendi paylarını, 379 uncu maddeye göre genel kurulun yetkilendirmeye ilişkin kararı olmadan da iktisap edebilir” denilmektedir.

TTK’nin 382. maddesinde ise bu uygulamanın istisnaları düzenlenmiş olup, buna göre;

  1. Sermayenin azaltılması nedeniyle yapılıyorsa,
  2. Külli halefiyetin (miras) gereği ise,
  3. Bir kanuni satın alma yükümünden doğuyorsa,
  4. Bedellerinin tümünün ödenmiş olması şartı ile cebri icradan, bir şirket alacağının tahsili amacına yönelikse,
  5. Şirket, bir menkul kıymet şirketi ise 379. maddede belirtilen % 10’luk sınıra, genel kurul kararına ve net aktife sahip olma şartlarına bağlı olmaksızın kendi paylarını iktisap edebilir denilmektedir.

Ayrıca, yeni TTK ile anonim ortaklıkların iktisap ettikleri kendi pay senetleri için yedek akçe ayırma zorunluluğu getirilmiştir.

TTK’nin 520. maddesinde “şirket, iktisap ettiği kendi payları için iktisap değerlerini karşılayan tutarda yedek akçe ayırır. Bu yedek akçeler, anılan paylar devredildikleri veya yok edildikleri takdirde çözülebilir” hükmü yer almaktadır. Çözülen yedekler serbestçe kullanılabilmektedir. Diğer bir ifade ile bu yedekler dağıtılabilir veya sermayeye eklenebilirler.

SPK’ya Göre Şirketlerin Kendi Paylarına İktisap Etmesi

SPK’ya göre Anonim Şirketlerin kendi paylarını iktisap edebilmesi SPK Madde 22’de düzenlenmiştir. Bu madde aşağıdaki gibidir:

(1) Halka açık ortaklıklar, kendi paylarını, Kurul tarafından belirlenen şartlar çerçevesinde satın alabilir ve rehin olarak kabul edebilirler. Kurul, halka açık ortaklıkların kendi paylarını satın ve rehin almasına ilişkin şartlara, işlem sınırlarına, geri alınan payların elden çıkarılması veya itfası ve bu hususların kamuya açıklanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler.

(2) Halka açık ortaklık paylarının, söz konusu ortaklığın konsolide bilançosuna dâhil edilen ortaklıklar tarafından satın alınması da bu madde hükümlerine tabidir.”

Yukarıda zikredilen Madde 22’ye dayanarak SPK 10. 08. 2011 Tarih ve 26/767 Sayılı Kararına göre payları İMKB’de işlem gören şirketlerin kendi paylarını satın almaları sırasında uyacakları ilke ve esasları ise aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:

  1. Geri alım işlemleri, genel kurul tarafından onaylanmış geri alım programı çerçevesinde ve azami 18 aylık bir süre için verilebilecek yetki dahilinde yönetim kurulu tarafından yapılır.
  2. Geri alımı yapılacak paylar İMKB’de işlem gören nitelikte olmalı ve alımlar yalnızca İMKB’de gerçekleştirilmelidir.
  3. Geri alımı yapılacak payların, daha önce iktisap edilenler dahil, toplam nominal değeri, şirketin ödenmiş/çıkarılmış sermayesinin %10’unu aşamaz. Bu oranın aşılması halinde aşıma sebep olan paylar, alım tarihini müteakip 6 ay içerisinde elden çıkarılır. Bu madde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 23. 08. 2013 tarihli 29/954 sayılı kararı ile “Şirketin geri almış olduğu payların elden çıkarılmasına ilişkin sürelerin ve oranların belirlenmesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir.

Konunun, IFRS'in hangi standardı ile ilgili olduğu ve bu işlemlerin nasıl muhasebeleştirilmesi gerektiği ise ayrı bir yazının konusu :)

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Tags: yeni ttk

MUDEFIN | ACCAFIN

Vizyonumuz, Muhasebe, Denetim ve Finans alanlarında öncelikli başvuru kaynağı olmaktır.


Misyonumuz, Muhasebe, Denetim ve Finans alanlarında nitelikli yayınlar ve uzaktan eğitimler ile kullanıcıların bilgi ve farkındalık seviyelerinin artmasına yardımcı olmaktır.


MUDEFIN | ACCAFIN Mobile